Bruno Romy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bruno Romy etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Çarşamba, Haziran 16

RUMBA (2008)


Küçük bir kasabada dansa ve birbirine tutkulu bir yabancı dil ve bir de beden eğitimi öğretmeninin garip ve komik hikayesini anlatıyor Rumba…

Mükemmel uyum ile dans eden ve dans yarışmalarında birincilikler kazanan Fiona ve Dom (Fiona Gordon & Dominique Abel), yine kazandıkları bir gece yarışmadan evlerine arabalarıyla dönerken intihar etmeye çalışan bir adama çarpmamak için duvara çarparlar. Çiftimiz ölmez ama biri bir bacağını diğeri ise hafızasını kaybeder ve artık hayat onlar için çok değişmiştir.


Bir Fransız kara mizahı olan Rumba, baştan sona masal ile pantomim karışımı bir anlatımla izleyiciye nakledilmiş.

Filmde kara mizah unsuru o kadar çok sahne var ki…
Belki birkaçını sıralamak, bu sıra dışı ama güzel film için aklınızda bir fikir oluşturabilir.

Çiftimiz davetli oldukları yarışmaya giderken, dans kıyafetlerini evde unuttuklarını fark ederler. Tek çare gidip evden kıyafetleri almaktır. Geri dönüş yolunda arabayı çok hızlı sürerken Dom aynı zamanda direksiyon başında dans kıyafetlerini giymeye kalkışır. Sayısız kaza tehlikesini mizahi bir mucizeyle atlatan çiftimiz, yarışmayı kazanıp gece yarısı bomboş yolda evlerine doğru sürerlerken intihar etmeye çalışan –ama beceremeyen- bir adama çarpmamak için duvara toslayarak kaza yaparlar.

Hafızasını kaybeden Dom, Fiona’nın her yanı alçılıyken yanına gider ve alçılı ayağına -kapı çalar gibi- üç kez vurur. Fiona “girin” der. Bunun üzerine Dom geri geri gider ve kapıdan tekrar içeri girer.


Fiona kesilen bacağı yerine takılan tahta bacağıyla evlerinde şömine başında gitar çalıp şarkı söylerlerken, bir dizi sakarlık sonucu tahta bacağını tutuşturur ve evlerini yakar. Her şeyi kül olan evin sadece giriş kapısı sağlamdır ve Dom bu kapıyı giriş – çıkış için (!) kullanmaya devam eder.

Kül olmuş evin içinde telefon ve kabloları sapasağlam (!) durmaktadır. Ancak plastik kısmı eriyip ahizesi yapışan telefon çaldığında bir türlü yanıtlayamazlar.



Dom, Fiona’ya aldığı çikolatalı kruasana göz diken otobüs arkadaşından bir güzel dayak yer. Uzun uğraşılar sonucu kruasana kavuşan adam tam ilk ısırığı almak üzereyken uçuruma yuvarlanır ve ölür.


Uçurumun kenarına gelip Dom’un öldüğünü sandığı yere, Dom’un anısına gül bırakmak isteyen Fiona gülü uçuruma fırlatır. Gül, Dom’un ölmediğini vurgulamak istercesine her seferinde rüzgarla birlikte Fiona’ya geri döner.
Trajedilerine sebep olan “intihar etmek isteyen ancak bir türlü başaramayan adam” yine tesadüfler sonucu Dom ve Fiona’nın birleşmesine de sebep olur.

Çok fazla diyalogun olmadığı filmde beni (ve belki de filmi izleyen herkesi) en çok etkileyen sahne sanırım tekerlekli sandalyede otururlarken gölgelerinin yaptığı muhteşem danstı. Önemli organını kaybeden iki insanın normal yaşamlarındaki uyumu kazadan sonra da devam ediyor ve birbirlerinin olmayan organlarını tamamlıyorlar.


Güzel dans müzikleri eşliğinde bolca dans; hüzün ve komedinin ustaca yoğrulduğu güzel bir Fransız filmi izlemek istiyorsanız Rumba doğru bir seçim olacaktır.



Filmin IMDB linki için tıklayınız.

Filmin Web Sitesi
Filmin fragmanı
Related Posts with Thumbnails