Balzac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Balzac etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Kasım 23

Les Quatre Cents Coups / 400 Darbe (1959)

400 Darbe, Francois Truffaut’un ilk uzun metrajlı filmi. Sinemada, “Yeni Dalga” diye bilinen akıma öncülük eden filmlerden. 1959 yılında Fransa’da 24 yönetmen ilk filmini çekti. Ertesi yıl, aynı akımı takip eden 43 film daha çekildi.

Filmin orijinal ismi, Les Quatre Cents Coups, Fransızca’da okulu kırmak, serserilik yapmak anlamına geliyor.

Yönetmen, 27 yaşında çektiği bu filmle kendi sorunlu çocukluğunu anlatır. Cannes 1959’da “en iyi yönetmen”i alan film, birçok başka ödül de aldı… En iyi yönetmen ödülünü, sanırım, bir sınıf dolusu çocukla başetmesine borçlu… Çocukların oyunculukları şahane…

Başroldeki Jean-Pierre Léaud, Antoine Doinel’i oynuyor. Jean-Pierre; Truffaut’un özyaşam öyküsünü anlatmaya devam ettiği 4 filmde daha yer aldı.

Özellikle, çocuk eğitimi ile ilgilenenlerin izlemesi gereken bir filmdir… Filmde bir çocuğun suçluya nasıl dönüşebileceğini görebilirsiniz… Sinemaya tutkun insanların da seyretmesi önemlidir, zira, bir yönetmenin nasıl yetiştiğine şahit olma şansına sahip olursunuz… Okuldan kaçıp kaçıp yüzlerce film seyretmiş bir çocuğun hikayesidir film… Yeni bir film kalmayınca, tekrar tekrar izler. Truffaut ilk filmi Andre Bazin’e adar. Bazin ona kol kanat geren tek kişidir.

Antoine’ın evde çıt çıkarmasına bile tahammül edemez annesi. Kitap sevgisi bu dönemde gelişir. Evin kuytusunda sessizce kitap okur… Balzac’ı o kadar sever ki, odasının bir köşesine sunak yapar, mum yakar… Fakat mum yangın çıkmasına ve dayak yemesine neden olur…

Evde yüzlerce kitap okuyan, okul zamanında da sınıftan kaçıp yüzlerce film izleyen bir çocuk… Truffaut “çocukların kötü yetiştirilip mutlu olmaları, iyi yetiştirilip mutsuz olmalarından daha iyidir” demiş… Kitaplar ve sinema demek ki, onu mutlu etmeye yetmiş… Zaten kitaplara olan sevgi boyutunu aşan ilgisini Fahrenheit 451’de, 400 Darbe’den 7 yıl sonra yeniden göstermişti…

İlgisiz bir anne, pasif bir üvey baba, ceza vererek okulu, öğrencileri yöneten müdür ve öğretmenler. Islahevine düşen bir çocuk...
Truffaut’un çocukluğunu anlattığı bu film sayesinde, diğer filmlerindeki kadın’ın yerini ve önemini farketmek daha kolay olacaktır…

Bir sahnede Hababam Sınıfı’nın Badi Ekrem’ini eken öğrencilerin nereden esinlendiklerini görürsünüz: Beden Eğitimi öğretmeni, öğrencileri okulun bulunduğu semtin sokaklarında koşuya çıkarır… Öğrenciler koşarken, sırayla üçer beşer kaybolur, gizlenir… Dersi kırarlar.

Filmin final sahnesi de entrasandır. Antoine deniz kenarındadır. Kıyıdaki dalgalar Antoine’ın ayak izlerini, karanlık geçmişini siler, hayatında sembolik temiz bir sayfa açar. Sahne donar ve film biter…

Donuk karenin kullanıldığı filmlerden birisi Martin Scorsese’nin 1990’da çektiği Sıkı Dostlar’mış (Good Fellas)… Bir sonraki filmim için adres belli oldu:)
Related Posts with Thumbnails