Pazar, Aralık 20

Rüzgarın Hatıraları

Rüzgarın Hatıraları;

"mazide tamamlanmamış ödev kalmasın" kontenjanından bir film.

Ak sürüdeki kara koyunun filmi,
yerkürenin sonsuz güzellikleri içinde, 
aslında özlediğimiz "bir avuç toprak" iken, 
dünyayı birbirimize DAR etmemizin filmi...

Toplumsal bellekten süzülen acının, 
karakalem resimlerde somutlanması hali,
kardeşin kardeşe "ajan" demesinin filmi,
en ihtişamlı dağların doruklarında bile sınırların nasıl dayatıldığının,
korku kültürünün insan yüreğine nasıl akıtıldığının... hüzünlü filmi.


Rüzgarın hatıraları;
1943'te geçiyor ama  (malesef) bugünü de gösteriyor.

Çevremizde milyonlarca mülteci el açıp dilenirken, 
en sevdiğimiz denizlerde boğulup can verirken, 
bir savaş çığırtkanlığıdır almış başını gidiyor iken
Rüzgarın Hatıraları'na 
"tarihti, geldi geçti" diyebilmek mümkün değil.

-*-
Hala gösterimde iken sinemada izleyin.
Her biri muhteşem bir tablo güzelliğindeki sahnelere sinema yakışır.
(Görüntü yönetmenine saygılarımı sunarım.)
Aram'ın iç seslerini Bülent Usta yazmış.
En kısa zamanda bu yazarı okumak isterim.

Ve tabii ki Özcan Alper iyi ki var bu ülkede.
"Sonbahar" ve  "Gelecek Uzun Sürer"den sonra bir kez daha ana akım filmlerin dışında bir bakış açısı sundu bizlere. 
Bir kapı araladı.

Pazartesi, Ocak 19

İYİ YÜREK (the good heart)

"iyi bir barmen, müşterisi ne istediğine karar vermeden ne istediğini bilir".



Yaşlı ve yorgun bir barmen,
 sokaklardan toplayıp yaşadığı mekana getirdiği genç çocuğa barmenliği öğretirken,
 öğretirken öğretirkeeen...kimin kime ne öğrettiği karışmaya başladığında...filmden kopamayacağınızı anlıyorsunuz. 


Başlangıçta aslında kalp krizleri, ölümden dönmeler ve hastane mekanı var.
Barmen ile barmen adayı hastanede tanışıyor.

Usul usul, acele etmeden...abartmadan, çağlayıp  coşmadan... hayata dair, varoluşçu, minik sıçramalarla film ilerliyor. 
Zaman zaman gülümsetiyor ama esasında sağlam bir dram.

Ortalarda biryerde bara April geliyor. 
April bir kadın.
Erkeklerin kadınlardan kaçıp sığınabildiği tek mekanda, gerçek bir barda, bir kadına yer açılabilir mi?
-*-

Çok iyi çalışılmış, gerçekçi yapımları seviyorum.
Gerçekçi otantik bar atmosferi ve dialoglarının arkasında çok tecrübeli ve çok uluslu (İzlanda-Fransa-Danimarka) bir sinema tasarım grubu olduğunu sonradan okudum.

Yalnızca son 10 dakikasında keyfim kaçtı.
Sadece finalin tahmin edilebilirliği bu denli keyif kaçırmaz sanırım.
Finalde aceleye gelmiş başka bir şey vardı sanki.

TV'de bile, reklam aralarının tacizine rağmen, filmden kopamadım.
İzlediğime değdi.
Related Posts with Thumbnails