Pazar, Ocak 29

MR. NOBODY / BAY HİÇKİMSE (2009)



Unutuluş melekleri, işaret parmaklarını dudaklarımıza götürür ve dudaklarımızın üstünde bir çukur bırakarak bu dünyaya gelmeden önce olduğumuz yerde gördüklerimizi hatırlamamamız ve söylemememiz için mühürlerler.


Ama beni mühürlemeyi unuttular...


Zaman tek yöne akıp gidiyor. Geçmişe doğru hatırlayabiliyoruz ancak geleceği göremiyoruz. Ama ben görebiliyorum. Çünkü ben Nemo'yum yani "Bay Hiçkimse"...

***

Bu film; rastlantısallık ve kelebek etkisi gibi kavramlar üzerinden, "her seçim aslında bir vazgeçiştir" prensibini alaşağı edercesine, sonsuz olasılıklı bir yaşamın mümkünlüğünü savunuyor. En azından bu ütopya üzerine düşünmemizi istiyor. "Aslında gerçekten var mıyız?" diye izleyiciye sorgulatıyor. Filmin aynı zamanda senaryo yazarı da olan yönetmeni Jaco van Dormael filmini şu sözlerle özetlemiş:

"herkesin karşılaşabileceği sonsuz olasılıklar hakkında gerçekten de yüksek bütçeli deneysel bir film"

Eğer geleceği görebilseydik, bu, yaşayacağımız olumsuz şeyleri eleyip, filtreleyip bizi temiz ve sıkıntısız bir yaşama mı kavuştururdu? Yoksa, sürekli hayatımızdaki nirengi noktalarına dikkat etmemiz konusunda bize baskı yapan sıkıcı bir karabasana mı dönüşürdü?

Peki ya hiç seçmek zorunda kalmasaydık, verdiğimiz ve veremediğimiz kararların sonuçlarına katlanmak zorunda olmayıp sonsuz olasılığı birlikte yaşasaydık? Hayaller, hatıralar, düşler birbirine geçse bununla baş edebilir miydik?



15 yaşındaki flörtünüze onu sevdiğinizi söylemek varken, ergenliğin kontrol edemediğimiz dürtüleriyle ters bir söz söylemeseydiniz ikinizin yaşamı acaba nasıl akardı?

Güzel bir günde evde oturmak yerine dışarı çıksaydınız acaba hayatınızın aşkıyla mı karşılaşacaktınız?

İnternette gördüğünüz o iş ilanına "niye beni seçsinler ki" karamsarlığıyla CV'nizi göndermekten vazgeçmeseydiniz acaba hayalinizdeki işi yapıyor olup daha mı mutlu olacaktınız?

Bunları asla bilemeyeceğiz...

Peki bu hayattaki yol ayrımlarına geri dönüp denemediğiniz yolu seçme şansı elimizde olsa alternatif hayatımızın ne olduğunu görmek dahası yaşayarak deneyimlemek ister miydiniz?


"Yaşayabileceğim tüm hayatlardan vazgeçtim. Seninle birlikte olabilmek için..."

Filmimiz kelebek / domino etkisi, karma felsefesi ya da adına ne derseniz deyin, ilgisiz gibi görünen olayların ve tavırların birbiriyle ilintili olduğunu ve yaşadığımız gerçekliği etkileyebileceğini savunuyor.



Siz hiç aşkınızı, daha ucuz diye almayı tercih etmediğiniz bir kot markasının üretildiği fabrikanın kapatılması sonucu işini kaybeden bir işçinin evinde umutsuzca yumurta haşlarken oluşturduğu klimatik bir etkiyle iki ay sonrası sebep olduğu ani bir yağmurun bir damlasıyla elinizde tuttuğunuz ve sevgilinizin telefon numarasının yazılı olduğu kağıdı ıslatarak mürekkebini akıtması sonucu numarayı kaybettiğiniz ve onu arayıp bulamadığınız için yitirdiniz mi?



YARATICI FİKİRLER

Çocuk halimizle ve çocuk gözümüzle, yaşadığımız anıları / düşünceleri aklımızdan geçirirken bunun izleyiciye sahnede bir tiyatro izliyormuşçasına nakledilmesi.

Aralarda belgesel tadında çok orijinal bilgilerin ve teorilerin izleyiciye verilmesi. "Big Bang" i hepimiz biliyoruz peki "Big Crunch" hakkında fikriniz var mı?

ÇOK GÜZEL ÇEKİMLER

Sahneler arası yaratıcı geçişler

Bir yağmur damlasının yeryüzüne düşüşünün gökyüzünden görüntülenmesi

Çürüyen bir tabak meyvenin ve ölmüş bir sıçanın nasıl değişim geçirdiğini gösteren sahneler

Zamanı geri döndürürcesine yapılan geri çekimler

Hızlı ve yavaş çekimlerin aynı karelerde birleştirilerek kullanılması

GÜZEL BENZEŞMELER

Paralel evrenlerde farklı yaşamlar arası geçişlerde doğanın / çevrenin kurgu şeklinde bir puzzle parçası gibi şekillenmesi, Truman Show'da düzmece dünyanın setlerini çağrıştırdı.

Daktiloyla yazılan bir senaryonun filmleşmiş görüntülerinin daktiloya her tuşlayışta kesintiye uğraması; bir yaşamın senaryo kurgusuyla şekillenmesi fikri yine sinekiyatri'de yer verdiğimiz "Stranger Than Fiction" filmine göndermeler yapıyor gibiydi.

Yaşam kararlarını bir paranın üzerine evet / hayır şeklinde yazıp ne geldiyse ona göre hareket etmesi Luke Rheinhart'ın "Zar Adam" kitabında rastlantısallık teorisine göre yaşam seçmeyi andırıyordu.

GÜZEL SÖZLER / REPLİKLER

"Seçim yapmadığın sürece her şey mümkün kalır"
"Dünya yaşıyormuş gibi davranmaya karar veren insanlarla dolu. Peki gerçekten yaşıyor muyuz?"
"Yaşayabileceğim tüm hayatlardan vazgeçtim. Seninle birlikte olabilmek için..."
"117 yaşındaki biri için doğum günü pastasındaki mumlar pastadan daha fazla para tutar"
"Hayat bir oyun bahçesidir"
"ZWANGZUNG: Bazen en iyi hamle hiç kıpırdamamaktır"
"Everything could have been anything else and it would have just as much meaning" (Tennessee Williams, Amerikalı oyun yazarı)



Filmin soundtrack müziğini yönetmenin abisi Belçikalı müzisyen Pierre van Dormael yapmış.

Filmde kullanılan diğer film müzikleri ise şunlar:

The Chordettes - Mr. Sandman
The Pixies - Where Is My Mind
Gabriel Fauré- Pavane Op. 50
Buddy Holly - Everyday

Bay Hiçkimse'yi Jared Leto oynamış, Sarah Polley ve Diane Kruger eşlik etmiş.

Film 29. İstanbul Film Festivali'nde ödül almış. Ayrıca 2009 Toronto Film Festivali ve 66. Venedik Film Festivali için de yarışmaya seçilmiş.

Filmin IMDB linki için tıklayınız
Filmin fragmanı için tıklayınız

24 yorum:

  1. Mutsuz hissettikçe açıp açıp izlediğim bir film, yeri çok ayrıdır benim için. Müziklerini de ayrı severim zil sesim mr.sandman hala =) Harika bir yazı olmuş eline sağlık! Biz de blogumuzda Mr.Nobody hakkında yazmak isterdik ama çıtayı yükselttin..

    http://gunesiuyandiralim-zeze.blogspot.com/

    YanıtlaSil
  2. Ayrıca şarkılardan biri de "Sweet Dreams"di onu da unutmayalım

    YanıtlaSil
  3. Merhaba @ZeZe
    Film izlerken küçük notlar almak hoşuma gider. Ancaqk bu filmde o kadar fazla not almışım ki bir kısmını eleyip yazımdan çıkarmak zorunda kaldım. Filmin bana düşündürdükleri çok oldu. Mutlaka atladığım kısımlar vardır. Bence siz de bu film hakkında yazın, hem buradaki eksikler tamamlanmış olur hem de harika Big Fish yazınızdan sonra bu film çok iyi gider...

    YanıtlaSil
  4. Çok sevdigim bir konu.
    Sürükleyici oldugunu tahmin ettigim bir film
    Agirbasli ve sevimli bir yazi…

    daha ne isteyebiliriz ki? :-)
    binlerce film blogu arasindan bu blogu takip etmeyi seçmenin ödülü bu belki...

    YanıtlaSil
  5. Merhaba,

    Film çok ilgimi çekti. Yıllar önce seyrettiğim Sliding Doors'u hatırladım: Yaşamınızda bir kavşağa denk geliyorsunuz ve seçtiğiniz yol kaderinizi belirliyor.. Peki diğer yolu seçseydiniz ne olurdu? Belki de pek çok insan bu sorunun peşine hayatının bir yerinde düşmüştür..

    Benzer filmler için aklıma gelen kelime "alternatif gerçeklik".. Daha iyi bir kategori bulunabilir belki ama hala aklıma daha iyisi gelmedi..

    Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  6. Selamlar Sinekiyatri:)

    Son dönemde izlediğim en güzel filmlerden biriydi; @kronik de nokta
    atışlar yaparak çok güzel yorumlamış yine..

    Filmi izlerken aldığım 6,5 orta boy sayfa tutarındaki notu nasıl eleyip nasıl
    yazacağımı düşündüm günlerdir; ama özet geçeceğim korkmayın:)

    Mr.Nobody de, detayların atlanmaması için en az 2 kere izlenmesi gereken filmlerden.. @kronik in de dikkat çektiği gibi, çocuğun tek başına izlediği bir tiyatro sahnesiymiş gibi görüyoruz filmdeki bazı sahneleri; ancak tüm olanların 9 yaşındaki Nemo'nun kurgusu olduğunu hiç anlayamadım ta ki filmin sonunda yaşlı Nemo olayı açıklayana
    kadar..:) bu arada bir insan en fazla bu kadar 'gerçek' yaşlandırılabilirdi herhalde..

    Filmin verdiği sayısız felsefi yaklaşımdan beni en çok etkileyeni paylaşayım..
    "İnsanoğlunun Kaderciliği: İçinde bulunduğumuz duruma/hayata hızlıca adapte olabilme Kabiliyetimiz.."

    İnsan hayatındaki en önemli olaydan vuruyor bu konuda: Evlilikten..
    Belli bir yaşa gelmişsek, ve karşımıza 'bi şekilde' çıkmış insanı seviyorsak bir de, evleniriz hemen..Ve dünyanın en büyük aşkını
    yaşıyoruzdur artık; kimsenin aşkını beğenmeyiz..oysa @kronik'in
    örneğinde de olduğu gibi o gün evde otursak, aynı 'erişilmez aşk'ı başka bir 'hayatımızın kadını' ile yaşıyor olacaktık belki de..
    Tıpkı, kolpacı Nemo'nun hem Elise'e hem de Anna'ya iki farklı hayatında söylediği aynı cümle gibi: "Seni sonsuza kadar istiyorum..Ne
    olursa olsun, sensiz bir hayatım olamaz..."
    İki hatuna da aynı cümleyi söyleyince doğal olarak inandırıcılığı tamamen kayboluyor; 'hayatımın kadını' konseptini ve hatta aşkı sorgulattırıyor.. Sorarlar adama, ikisine de aynı şeyi söylüyorsun ama hangisi gerçek Nemo?? Bu soru bizlere de sorulmalı; herbirimize.. :)

    Biz ne yaparsak yapalım, bize dayatılan/yazılan kaderi yaşıyoruz mesajını hissettim film boyunca..Filmin sonunda yaşlı Nemo'nun genç
    Nemo'ya, az sonra yapacakları konuşmanın metnini elindeki text'ten kelime kelime okuması bunun film içindeki en dramatik gösterimiydi
    belki de..Çabalıyoruz bir şeyler olacak diye evet ama, sonunda ne olacağı belli; ve onu biz yapmışız gibi, bizim eserimizmiş gibi
    sahipleneceğimiz de..

    Evet bir şeyler oluyor, ve olanların bizim için en doğrusu olduğuna, onları bizim oldurduğumuza o kadar inandırıyoruz ki kendimizi...tıpkı filmin ilk sahnesinde kapıyı açıp yemi kapmak için
    gagasıyla tuşa basan güvercin gibi.. Bir süre sonra yemi haketmek için bir şeyler yapması gerektiğini düşünüyor; ve batıl bir inanç geliştirip kanat çırptıktan sonra basmaya başlıyor tuşa..onun kanat çırpmaya
    yüklediği anlam da, en az bizim olaylara yüklediğimiz kadar batıl..

    Ayrıntılar ve güzel detaylarla bezeli (ayrıldıkları tren istasyonun adının 'CHANCE' olması, Zwangzung yaklaşımı) son sahne dışında film boyunca Nemo'nun kaderine gerçek
    anlamda hükmetmek adına yaptığı tek bir hareket var bana göre; o da 15 yaşındaki Elise tam ben Stefano'yu seviyorum diyecekken onu susturup öpmesi ve devamında Elise'le evlenip 3 çocuklarının olması vs...Peki o evliliğin sonunda ne oluyor? Bir daha çıkamamak üzere bunalıma giriyor Elise, --ki depresif bir karakter bu kadar başarılı oynanabilirdi; Elise'in o hallerini izledikçe nefesi alamaz hale geliyor insan-- ve yıllar sonra ben Stefano'yu seviyorum diyerek terkediyor Nemo'yu.. 'Kaderini değiştiremezsin Nemoo' mesajı yine karşımızda..

    Evet sözümü tutup özet geçtim :P

    Not: 15 yaşındaki Nemo ve Anna'nın sevişmeden önce ilk temasları sonucu uyarılıp tüylerinin tek tek diken diken olmaya başladığı, yavaşça havaya kalktığı sahneyi çekmiş adam..bu, bir yönetmen için yaratıcılıkta son nokta olabilir.. :)

    Sevgiler..

    YanıtlaSil
  7. Teşekkürler @Bir Alex Değil.
    Hem uzun, detaylı ve doyurucu irdelemen için hem de iltifatların için.
    Üzerinde durduğun noktalar için bir kez daha izlemek lazım gelir bu filmi :)

    YanıtlaSil
  8. Bu film müthişti. İki yıl oldu sanırım izleyeli. Jared Leto'nun başarılı oyunculuğunu da görmezden gelemem yani. Özellikle 30 Seconds To Mars grubunu da :D

    YanıtlaSil
  9. bu filmi sevdim sevmesine ama izledikten sonra beni huzursuz bir ruh haline soktu.:-)

    bay hiçkimsenin ekose bluz giydiği, ara evren mi desek, nasıl tarif edebileceğimi bilmediğim o mekandayken, 117 yaşındaki kendisiyle iletişim kurduğu sahneyi nasıl yorumladınız? o mekanı nasıl yorumladınız. otel odası gibi birbirinin aynısı pekçok oda, bütün arabalar aynı model, aynı renk...yaşam donmuş gibi.


    bu yazı olmasaydı filmden habersiz kalabilirdim.
    çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Bu dudak ustu izlerin hristiyan terminolojisinde bir adi var ne zamandir hatirlamaya calisiyorum. Ilk defa burada karsima cikmis olmasi da filmin icerigine uydu :)
    Sevgili Kronik filme uygun cok guzel duru bir tanitim olmus. Tesekkurler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. anatomide adı philthrum dur ama bahsettiğiniz kelime o mudur bilemedim.

      Sil
    2. Çok teşekkürler graceomaley. Aşağıdaki linkte direkt bu filme atıfta bulunan açıklamalar var. Değerli katkışarınız için teşekkürler...
      https://en.wikipedia.org/wiki/Philtrum#Society_and_culture

      Sil
  11. Teşekkürler PunaFish.
    Dudak üstü izlerinin adını hatırlayınca buraya da yazın olur mu? :)

    YanıtlaSil
  12. film on numara bulamaynlar için http://www.indirfilmlerini.tk/2012/07/bay-hickimse-mr-nobody-2009-brripxvid.html burdan indirip izledim

    YanıtlaSil
  13. harika bir film süper yazmışsınız teşekkürler.

    YanıtlaSil
  14. Yazınızı yıllar sonra okuma fırsatım oldu, ağzınıza sağlık, teşekkür ederim yorumlamanız için.

    YanıtlaSil
  15. "siz hiç aşkınızı..." ile başlayan estetik cümlendeki ifadenin "...kağıdın ıslanarak..." şeklinde değiştirilmesi gerektiği kanısındayım.

    YanıtlaSil
  16. Mr Nobody (Bay Hiçkimse) Filminin Tüm açıklaması, konusu, özeti, çözümlemesi, analizi, ana fikri, sonucu, film hakkında her şey ve fazlası:
    Film Güvercinle yapılan iki deney ile başlıyor, birinci deneyde (Edimsel Öğrenme) güvercin bir çabası sonrası yüksekteki yeme ulaşıyor, ikinci deneyde ise içinde yem bulunan düzenek kapakla kapatılmış, kapak güvercinin herhangi bir çabasını gerektirmeden otomatik olarak periyodik olarak açılmaktadır. Güvercin ise o an kanat çırpmasına denk geldiği için kapağın açılmasının sebebini kanat çırpması zannettiğinden sürekli kanat çırpmaya başlıyor. Tam da burada filmin felsefi temeli oluşturuluyor. Yazılan bir senaryo var, senaryoyu yazan düzeneği oluşturan tarafından kapak sürekli açılmaktadır. güvercin ise kendi edimi ile kapağın açıldığını, hayatının değiştiğini zannetmektedir. Oysa senaryo zaten yazılmıştır.(Kader) Tam bu esnada filmin kahramanı Nemo görülüyor ve 'bunu hak edecek ne yaptım ?' cümlesini kuruyor.
    Nemo 'bunu hak edecek ne yaptım'derken tüm olasılıkları kötü geçecek olan hayatını sorguluyor. Film de zaten baştan sona bunu sorguluyor. 'Bunu hak edecek ne yaptım ?'
    Filmde Nemo 9 yaşındadır. 9 yaşın üstünde gördüğümüz tüm şeyler 9 yaşındaki Nemo' nun geleceği görebilme özelliğinden dolayı geleceği görmesi ve karar vermek için analiz yapmasıdır. Olası tüm karalarının sonuçlarını görme çabasıdır. Özetle Nemo'nun 9 yaş üstündeki tüm şeyler 9 yaşındaki Nemo'nun aklından geçen geleceği şekillendirme çabalarıdır.
    Nemo daha doğmadan unutuluş Meleklerinin kendisine dokunmayı unuttuğundan dolayı yaşayabileceği her şeyi görebilmektedir. Bu da karar vermesini çok zorlaştırmaktadır.
    'Bunu hak edecek ne yaptım.' Nemo' nun yaşayacağı hayatların hiçbir iyi bir hayat değil. Şöyleki. Nemo' nun hayatı boşanmaya karar veren anne veya babasını tercih ettiğinde hayatı çok değişecektir. Film de Nemo babası ile mi kalacak ? yoksa annesi ile mi kalacak ? problemi ile çok zorlanıyor. Film Zaten Bundan sonraki olası hayatları kontrol etmekle geçiyor. Vereceği kararların aslında tamamı da kötü bir tercihtir. Nelerdir Bunlar.
    *ANNESİ İLE GİDERSE:
    Aslında Nemo' nun talihsizliği Burada başlıyor, Buradaki bir sahnede okuldan dönerken Nemo annesinin babasını bir adamla aldattığını görüyor. Annesini aldattığı adam Nemo açısından daha dramatik, şöyle ki aldattığı adam Nemo' nun sonsuz aşkı alan Anna'nın babasıdır. Çok kötü bir talihsizlik çünkü Annesi Nemonun babasından ayrıldıktan sonra aldattığı bu adamla karı koca hayatı yaşayacak.Annesinin bu adamdan çocuğu olursa hayatının aşkı Anna ile Nemo' nun kardeş olma durumu oluşacak. (Tüm sitelerdeki tüm yorumlarda bu aldatma görülmemiş, yorumlanmamış)
    Nemo annesi ile giderse Anna hayatının kadını olacaktır. Ama kötü yanı Anna ile evliliğindeki bir olasılıkta Nemo aracı ile giderken bir kuşa çarpacak ve aracıyla denize düşecek ve ölecektir. (Aslında filmdeki üç farklı evliliğinde de ölüm vardır.)
    Anna ile olan hayatında bir başka talihsizlik Anna' nın babası Nemo'nun annesinden ayrılınca, Anna'yı da götürecek çok uzun süre kederler içerisinde Anna' nın gelmesini bekleyecektir. Çok uzun süre sonra Anna ile buluşacak olan Nemo' ya Anna telefon numarasını bırakarak tekrar gidecek. Ancak (Kelebek etkisi) Bir yağmur damlası telefon numarasını kağıttan silecek ve Nemo çok uzun yıllar pejmürde olarak Anna' yı bekleyecek. Bunların hepsi de çok önemli talihsizliklerdir.
    Bekir KARAKÖSE

    YanıtlaSil
  17. *Babası ile birlikte Kalırsa:
    Talihsizlik hemen başlıyor. Babası felç oluyor, 15 yaşlarındaki Nemo babasına bakmak zorunda,
    Babası ile kalırsa Nemo için evlilik konusunda 2 farklı olasılık Mevcut:
    1-Elise
    2-Jean
    Elise ile evlenirse, Elise başka birini sevdiğinden dolayı Nemo' nun bütün hayatı mahvolacaktır. Bu evlilikte olasılıkların birinde Elise Tanker patlaması sonucu ölüyor. Nemo da Elise verdiği sözü tutabilmek için Marsa gidiyor Elise' nin (Lanet olası küllerini) küllerini Mars döküyor. Elise' nin ölmediği olasılıkta Elise çok mutsuzdur (Çünkü başka birini seviyor) Nemo' yu da mahvediyor. Çok kötü bunalımlı bir evlilik. Bu evlilikte Nemo işinden oluyor, akıl hastanesine düşüyor. Çok dramatik bir Durum.
    Jean ile evlenirse, Bu evlilik zaten saçma bir kumarla başlıyor, Elise ile evlenemeyince, 15 yaşlarındaki Nemo babasına diyor ki bugün partide benimle ilk kim dans ederse onunla evleneceğim. Partide Jean dans ettiği için Jean' le evleniyor. Ama sonuç felaket. Bu evlilik tam bir kumar evliliği. Bir Sahnede Nemo' nun elinde bir bozuk para var paranın bir yüzü evet bir yüzü Hayır. Tren yolunun tam ortasındadır Nemo parayı atıyor paranın hayır yazılı yönü girildiği için tren yolundan çıkıyor, ama bu para ile oynanan kumar sonucunda küvetin içinde biri tarafından öldürülüyor. Kötü bir son. Jean' la yapılan evliliği Nemo şöyle özetliyor,
    'Seçimler çoktan yapılmıştır. Devam etmekten başka şansım yok (çocukları da var)hayatım hava yastıklarıyla ve emniyet kemerleri arasına hapsolmuş. Herşeyi kontrol ettim... Geldiğim noktada sıkıntıdan ölüyorum. En zoru da hala hayatta olduğum.' Çok kötü bir durum.
    İşte bu hayatlardan, evliliklerden hangisini seçecek 9 yaşındaki Nemo ? Filmin En sonunda tercihini, Anna' dan yana yapıyor (117 yaşındaki son ölümlü Nemo Hiçkimse film geriye doğru sarıldığında Anna' yı tercih ediyor.)

    Filmdeki Metoforlar Felsefeler güzel sözler.
    *Filmde kader inancı vardır.
    *Unutuluş Melekleri
    *Yaşayabileceğim tüm hayatlardan vazgeçtim seninle birlikte olabilmek içindir.
    *Kelebek Etkisi (filmdeki Brezilyalı işçinin yumurta pişirmesinin micro iklim oluşturması bu sebeple yağan yağmur tanesinin Nemonun elindeki kağıdı ıslatması ve Anna' nın telefon numarasının silinmesi;
    Bisküvi üreten şirketin bisküvi içinde yumurta kabuğunun bırakılması bu kabuğun Nemo' nun babasına denk gelmesi ve Babasının dikkatinin dağılması ve arabanın el frenini çekmeyi unutması ve kaza yapması;
    Bekir KARAKÖSE

    YanıtlaSil
  18. Nemo' nun ayakkabı Markasının iyi olmadığı halde yöneticiye verilen rüşvetle bu bağın kullanılması ve Nemo' nun bu ayakkabı bağının kopması sonucu trendeki annesine yetişememesi ve babası ile kalması)
    *Zwangzung durumu: Nemo tercihlerin tamamı da kötü olduğu için diyor ki:- Bazen en iyi hamle hiç kıpırdamamaktır. ( Aslında satrançta yapılabilecek tüm olası hamlelerin oyunu daha kötüye götüreceğini, iyi bir hamle kalmadığını anlatan bir terimdir. Ancak hamle yapak zorundasın.)
    *Filmde ' Her seçim aslında bir vazgeçiştir' felsefesini söz ile ifade etse de, filmin sonunda Nemo en iyi tercihi yaptığından dolayı film 'seçimlerimiz her seferinde daha iyi olmayanı elemelidir' sonucuna götürüyor.
    *Film de 3 farklı evlilik vardır. Anna ile yapılan evlilik (Aşk evliliği ve sonu en mutlu); Elise tek yönlü aşk evliliği karısı ise başkasını seviyor (Mahvolan bir Nemo); Jean' la yapılan evlilik (Tadı tuzu olmayan robotik bir evlilik.)
    *Filmin Bence en değerli sözü: 'ölmekten Korkmuyorum, yeterince yaşamamış olmaktan korkuyorum.'
    Film de kendimize sormamız gereken Önemli bir soru: Unutuluş meleklerini dokunmadığı kişilerden olsaydık. Geleceği görebilseydik, hayat bu kadar eğlenceli olur muydu? çözdüğümüz bir köşe bulmacasını bir daha çözmek ister miydik? Sonuna kadar gördüğümüz hayatı tekrar yaşamak ister miydik? Yeniden doğsaydık aynı hayatı yaşamayı ister miydik? Sıkıcı olmaz mıydı?
    Filmden Bir Anekdot
    Nemo Motosikletle Elise' nin yanına giderken motosiklet tekerine bir yaprak denk geliyor ve Motosiklet büyük bir kaza yapıyor. Film de bu Elise ile olan evliliğin çok kötü olacağının işaretidir. (Yaprak) Hayatımızda böyle işaretler var mı?
    Film de paralel hayatlar var. 9 yaşındaki Nemo o evliliği tercih etmediğinde evleneceği ancak evlenmediği karısının hayatından küçük kesitleri veriyor. Soru şu, bizler de yaşayabileceğimiz alternatif hayatları görebilseydik ilginç olur muydu?
    Bekir KARAKÖSE

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa Alper, yorumunuzu yayınladık. Ancak, Bekir Karaköse'den de izin almak gerektiğini hatırlatırız. Fikri haklara saygımız sonsuzdur...

      Sil
  19. Bu arada ekose desenlerin olduğu film sahnelerinin yer aldığı bölümler sürrealist kısımlarıdır. Gerçeküstücülük. Nemo' nun gelecekle ilgili yaşantılarının Olası dalgalanmaları diyebiliriz. (down sendromlu gencin annesine anne dediği kısımlar)

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails