Çarşamba, Aralık 23

Elephant / Fil (2003)



Bir Amerikan lisesinde (Watt High School) sıradan gibi görünen bir gün. Her biri okul öğrencisi olan karakterler: John, Elias, Nathan, Carrie, Acadia, Eric, Alex, Michelle, Benny, Brittany, Jordan, Nicole…

Okul büyük bir yaşam kompleksi gibi: Spor salonları, futbol sahası, derslikler, laboratuarlar, fotoğraf kulübü, kütüphane, yemekhane…

Filmin sade konusu, çekimleri, hayattan bir kesiti çoğu zaman yorumsuz bir şekilde izleyiciye sunuyor.



Yönetmen ve -bu filmde aynı zamanda- senarist Gus Van Sant yine yapmış yapacağını.

Çevre seslerinin verildiği, diyalogsuz, klasik müzik eşliğinde yakın plan takip çekimler; etrafta dolaşıyormuşsunuz da kamera sizin gözlerinizmiş ve sağı solu kolaçan ediyormuşsunuz hissi veriyor.

Filmin birbirinden habersiz karakterlerinin birbirleriyle karşılaşmaları ve diyalogları; hangi karakterin gözünden bakıyorsak ona göre her seferinde farklı çekim açılarıyla tekrar tekrar nakledilmiş.

Mavi – yeşil gökyüzünün fırtına bulutlarıyla yavaş yavaş kaplanıp kararması, filmdeki dönüm noktasına da görsel olarak işaret ediyor.


Internetten rahatça silah ve mühimmat satın alabilen ve kargo yoluyla sorgusuz sualsiz ellerine teslim alabilen Eric ve Alex okullarında dehşet verici, anlamsız bir katliama girişiyorlar.

Sıradan geçmesi gereken bir okul günü umulmadık bir şekilde son buluyor. Geride izleyicinin kendi kendine sorduğu bir yığın sorular bırakarak.

Değişik izlenimler:
- Filmdeki tüm karakterler, gerçek hayattaki isimlerini kullanmışlar.
- Elias’ın kendi isminin yazılı olduğu montu ve çataldan yapılmış bileziği ilginç ve güzel aksesuarlar.
- Hiçbir sahnede kameraya doğrudan bakan oyuncu yok.

Film boyunca değişik yerlerde çalan Beethoven’in piyano konçertosu ve ay ışığı sonatı harika bir derinlik katmış.

Eric'in de dediği gibi: "hiç bu kadar adi ve adil bir gün görmemiştim..."

Kaçırılmayacak bir film olduğunu düşünüyorum.

Filmin Aldığı Ödüller:
2003 Cannes Film Festivali – Altın Palmiye Büyük Ödül
2003 Cannes Film Festivali – En iyi yönetmen ödülü

IMDB link için tıklayınız.

2 yorum:

  1. filmde genclerin saatlerce bilgisayar oyunu oynadiklari aklimda kalmis. bilgisayar oyunlarinda yuzlerce insani ya da yaratigi yerlere sacip bu durumun siradanlasmasinin potansiyel tehlikesi ima ediliyordu sanirim.

    YanıtlaSil
  2. evet. oyun oynadıkları sahneler çok kısa geçiliyor filmde ancak giriştikleri katliam tıpkı bilgisayar oyunundaki gibiydi: ruhsuz ve anlamsız. bir de silah ediniminin bu kadar kolay ve kontrolsüz olması sanırım en büyük eleştiri odağıydı. bir felaket oluştuğunda ben de yönetmen gibi kurbanlar acaba birkaç dakika önce ne yapıyorlardı, hayatları sıradan sıradan yaşanırken kendilerini bekleyen şeyin farkında olmadan yaşayıp gitmek nasıl bir duyguydu diye hep merak etmişimdir. bu filmde yanıtını yönetmenin usta manevralarıyla fazlasıyla aldım.

    YanıtlaSil

Related Posts with Thumbnails